04.08.2020 - Çekmeköy Web Portalı & Firma Rehberi &Çekmeköy Haber

Padişah diyarı ALEMDAĞ

Padişah diyarı ALEMDAĞ

Ormanlarının sükunet telkin eden ıssızlığı, Karadeniz’den esen rüzgârın serinliğiyle birleşince, Alemdağ tarih boyunca İstanbul’un kasvetli havasından bunalan padişahların uğrak yeri olmuş. Özellikle 2. Mahmud, Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz’in Alemdağ hayranı olduğu biliniyor…

İstanbulun her bir metre karesinin, tarihî önem taşıdığı bilinen bir gerçek. Ancak Alemdağ Belediyesi tarafından hazırlanan bir kitapta, çevre beldelerin de en az İstanbul kadar tarihî geçmişi olduğu gözler önüne seridi.

Alemdağ Beldesinin tarihini anlatan kitapta ön plana çıkan gerçekler ise şöyle: Alemdağ, padişahların tatil yaptığı yer. Dönemin doktorları, hastalara Alemdağ’da yaşamalarını tavsiye ediyor.

TAŞDELEN SUYU Alemdağ ormanlarının sükunet telkin eden ıssızlığı, Karadeniz’den esen rüzgârın serinliğiyle birleşince, tarih boyunca İstanbul’un kasvetli havasından bunalan kralların, padişahların, paşaların, devlet erkânının ve halkın uğrak yeri olmuş.

Yine tarih kitaplarında anlatıldığına göre; Asya yakasının içlerindeki ormanlık alanlarda Bizans ve Roma soylularının sayfiye yerleri bulunmaktaydı.

Alemdağ mesirelerine ve Taşdelen suyuna tutkun olan II. Mahmud (1808-1839) sık sık bu çevreye gelir, binişler düzenlerdi. II. Mahmud’un buraya sık sık gelmesi, halkta da Alemdağ’a karşı bir ilgi ve alaka uyandırmıştı. Bu tarihlerden itibaren İstanbullular da günübirlik ve çadır kurup geceleyerek, Alemdağ’a gelmeye başladılar.

Sultan Abdülmecid’in de dinlenmek ve şenlik düzenlemek için Alemdağ Korusu’na gittiği, bölgede bulunan halkın da padişaha durumlarını anlatmak için dilekçe verdikleri biliniyor. AV ŞÖLENLERİ Yine Sultan Abdülaziz’in saltanat yıllarında Alemdağ gözde bir mesire yeri olmayı sürdürdü.

Sultan, hemen her gün sokağa çıkar, at ve arabayla uzun geziler yapardı. Maslak, Kâğıthane, Emirgan Sırtları, Hekimbaşı Çiftliği, Beykoz Ormanları ve Alemdağ Ormanları, onun en çok sevdiği yerlerdi. Nitekim Sultan Abdülaziz, 1869 yılında misafir ettiği Fransa İmparatoriçesi Eugenie için Alemdağ’da av partisi vermişti.

Sultan Abdülaziz, Alemdağ’a yaptırdığı köşke gelir, ava çıkar, pehlivan güreştirir, at koşturur, kuzular çevirttirir, halka ziyafet verir ve burada dinlenmeye çekilirdi. Köşkte bir iki gün kaldıktan sonra tekrar İstanbul’a dönerdi.

Bizans döneminin önemli isimlerinin, Osmanlı padişahlarının ve Cumhuriyet döneminde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoyun da yaşadığı bu güzide beldenin o eski halinden ne yazık ki günümüze eser yok.

İstanbul’da yaşanan yoğun göçten nasibini alan ve hızla betonlaşan Alemdağ’dan günümüze, sadece bir ahşap ev ve kenarlardaki ormanlar kalmış. Hızla devam eden betonlaşma ve kentleşme, ormanlarda yaşayan canlıların azalmasına sebep olmuş.

Eski günleri anlatan Belediye Başkanı Mehmet Yaşa, beldelerinin bu özelliğini anlatmak için sadece kitap hazırlamakla yetinmek zorunda kaldıklarını söyledi. Yaşa şöyle devam etti: 30 HANEDEN 40 BİNA Burası tarihte 30 haneli köy konumundayken, yaklaşık 20 yıl içerisinde 40 bin hanelik yer haline gelmiş.

Yeni yapılaşmada, İstanbul’un akciğeri olan ormanlarımızı ve çevresini bozmadan kentleşmeyi sağlıyoruz. Beldemiz, hâlâ havası ve suyu bakımından İstanbul için çok önemli bir yer. Ormanlarımızda bu sebeple mesire alanları oluşturduk. İnsanların hafta sonunu güzel geçirmelerini sağlıyoruz.

Ayrıca, çeşmelerimiz halen faaliyette ve kullanılabilir durumda. Zamanında koruma altına alınsaydı, Alemdağ evleri de hayatta olurdu. Ancak, ne yazık ki yok. Ya yıkılmış, ya yanmış ya da yakılmış dedi. Başkan Yaşa, Osmanlının son döneminde Üsküdardan Alemdağa ulaşım için demir yolu projesi bulunduğunu da belirterek, Ancak savaşların başlamasıyla proje iptal ediliyor dedi.

Yaşa, arşivlerden çıkardıkları bu projeyi Büyükşehir Belediyesine bilgi olarak sunduklarını da kaydetti. HAVASI VE SUYU HÂLÂ ÇOK TEMİZ Yeşilliği ve piknik alanlarıyla dikkati çeken Alemdağ, sık sık meyve festivallerine de ev sahipliği yapıyor.

Beldenin geçmişi hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Mehmet Yaşa, Burası tarihte 30 haneli köy konumundayken, yaklaşık 20 yıl içerisinde 40 bin hanelik yer haline gelmiş. Yeni yapılaşmada, İstanbulun akciğeri olan ormanlarımızı ve çevresini bozmadan kentleşmeyi sağlıyoruz. Beldemiz, hâlâ havası ve suyu bakımından İstanbul için çok önemli bir yer şeklinde konuştu.

AHŞAP EVLER YOK DENECEK KADAR AZALDI Tarihe şahitlik etmiş eski evlerden, günümüzde Alemdağda pek kalmamış. Çoğu, İstanbula yaşanan yoğun göçten nasibini almış. Hızla betonlaşan Alemdağdaki ahşap evler ya yıkılmış, ya yanmış ya da yakılmış. 157 LİK ZARO AĞA HAYRAN KALMIŞTI Türkiyenin en yaşlısı, dünyanın da en yaşlı insanlarından biri olan Bitlisli Zaro Ağa (157), 1770 li yıllarda bir müddet Alemdağda ikamet etmişti.

Türkiye Gazetesi/03.07.2008

çekmeköyde satılık daire
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ