18.10.2020 - Çekmeköy Web Portalı & Firma Rehberi &Çekmeköy Haber

KEREMCEM

KEREMCEM

Müzisyen, yorumcu ve besteci, dizi film oyuncusu, seslendirme sanatçısı , şöhrete kavuşmasına rağmen yıllardır kişiliğinden ödün vermeyen, adını sansasyonel olaylarla andırtmayan , güzel insan Kerem Cem Dürük ile Çekmeköy 2023 okuyucuları için bir röportaj yaptık, keyifle okumanız dileğiyle…

 

 Müzik hayatınız da dönüm noktası dediğiniz bir döneminiz oldu mu?

Müzik kariyerimin dönüm noktası dediğim nokta, başı. Çünkü 2001 senesinde İstanbul’a geldim ve 2004 sonunda ilk albümümü yaptım. İlk şarkım ‘Nerelere Gideyim’di. O yüzden dinleyicimle buluştuğum albüm Eylül albümü. Müzik anlamında benim için  en önemli olan  dönüm noktası ilk albümüm ve ilk şarkım ‘Nerelere Gideyim’ bunu söyleyebilirim. Bugüne kadar beş albümüm oldu, bir sürü singlem ve bir sürü konser verdim, dinleyicimle buluştum. Bunların hepsi küçük küçük kilometre taşları ama müzik kariyerimin başı, müzik yaşamımda benim için en büyük kilometre taşı .

 

Oyunculuğa  Kerem ile Aslı ile adım attınız. Bu televizyon filmi projesine nasıl dahil oldunuz?  O günleri anlatır mısınız?

İlk klibim çıktıktan sonra bana gelen bir teklif üzerine neden olmasın diye kabul ettiğim bir proje. çekimleri sırasında bir takım aksaklıklar oldu bu aksaklıklardan dolayı pek arkasında durabileceğim bir proje olmadı.  Ama tabii ki içinde olduğum bir projeydi. Sevgili Pelin Batu ile başrolleri paylaşmıştık. 16 yıl önce canlandıracağım karakterin isminin Kerem olması, isminin benzerliği ve Kerem ile Aslı’daki Kerem olmak kabul etmemin sebeplerindendir. İyi ki de kabul etmişim. Aşk Oyunu’na ve bundan sonraki oyunculuk kariyerime başlarken bir deneyim olmuş oldu.

 En son albümünüzden bu yana bayağı bir ara verdiniz. Yeni albüm müjdesi var mı?

Son albümümden sonra 5 yıl geçmiş. Müzikle ilgili çıkarttığım kayda değer bir şarkı, video klip ve albüm üzerinden 5 yıl geçmiş. Çünkü oyunculuk yapıyordum ve ‘O Hayat Benim’ gibi 4 sezon süren bir dizi çektim. Açıkçası ihmal ettim ama çok özledim şarkı söylemeyi, dinleyicilerimle şarkılarda buluşmayı, konserleri… Bundan sonra bu arayı vermeyeceğim. Hem çalıp söylediğim şarkıları hem de kliplerimi kendi Youtube kanalımdan yayınlıyorum. Bundan sonra dinleyicilerim Keremcem isimli Youtube Kanalımda şarkılarımı ve kliplerimi bulabilirler.

 Son olarak “Aşk Çağırırsan Gelir”  sinema filminde başrol oynadınız. Filmden bahseder misiniz?

Aşk Çağırırsan Gelir, romantik-komedi filmi. Ordu’da çektik, çok güzel bir memleket, insanıyla, doğasıyla harika.. Daha önce gitmemiştim, 3 haftada çektik filmi. Çok ta güzel oldu, başrolleri Melis Babadağ ile paylaşıyorum, çokta güzel bir oyuncu kadrosu var. Senaristi ve yönetmeni Emre Kavuk, Altın Portakallı çok genç ve çok yetenekli bir yönetmen. Çok güzel bir film olduğunu düşünüyorum, çekerken de görüyorduk, sonucu da seyredip, baktık ama bu virüs tabii ki kapalı alanları kullanımdan çıkarttığı ve evde olmamız gereken bir süreç olduğu için aslında 29 Mayıs’ta vizyon girecekti film ama şimdi ki tarih pek belli değil, bakalım..

 Bir müzisyen olarak oyunculuk sizin için ne ifade ediyor?

Çok sevdiğim bir laf vardır ‘Hayat siz planlar yaparken, başınıza gelenlerdir’ diye, oyunculukta öyle oldu benim için. Yaptığım şarkıları dinleyicilerime duyurmak için İstanbul’a geldim ve geldikten üç buçuk sene sonra albüm yaptım. Dinleyicilerimle buluştum, beni sevdiler ve sonrasında gelen oyunculuk teklifiyle başladım. Bilmiyordum oyunculuğu seveceğimi ama çok sevdim, en az müzik kadar, en az şarkı söylemek kadar. İyi ki de yapmışım diyorum. O yüzden oyunluğun yeri farklı, müzikten az veya çok demeyeceğim. İzleyicinin beni oyuncu olarak bilmesi veya şarkıcı olarak bilmesi bunlar benim için çok önemli değil açıkçası. Ben, sevdiğim iki işi yapıyorum, oyunculukta bana hediye gibi geldi. İkinci bir bilezik olarak geldi. Artık daha çok seviyorum, o yüzden beni şarkıcı olarak da oyuncu olarak da bilebilirler. Benim için hiçbir sakıncası yok. Çünkü çok sorulan bir soru, ‘oyunculuğunuzun, şarkıcılığınızdan daha çok önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?’ gibi.. Geçti ise de sorun değil..

  Senaryo yazmayı ya da yönetmenliği düşünüyor musunuz?

Dizi çekerken, oyunculuk yaparken müziği ihmal ettim diyorum bir de yönetmenlik ve senaryo konusuna girersem… aslında zaman olarak bunları çok dengeli bir şekilde, planlı bir şekilde yapılabilir. Bir bahane değil bunlar, aklımda fikirler, konular var. Kamera arkasına da çok meraklıyım. Ben bir senaryo yazdım, ben bir film yaptım, yönetmenlik yaptım deyince bunun arkasında durabilecek kötü eleştirilere de göğüs gerecek kadar emek vermiş ve kendinize ispatlamış olmanız lazım. Siz önce kendinizi doğru eleştirin ki, yanlış ve beğenmediğiniz tepki aldığınız da kendinizi aklıselim, düzgün bir şekilde savunabilin. İsterim ama öyle bir planım yok, bakalım..

 Keremcem  sizce nasıl biri, sevdikleri, sevmedikleri şeyler nelerdir.

Benim kendimi anlatmak gerekirse, birinin kendini anlatması yerine, beni yakından tanıyanların anlatması gerekir. Ama onlardan duyduğum, bildiğim, hissettiğim kadarıyla, sakin biriyim, saygılıyım. Bir insanın oluşuna, yaptığı şeylere, iyi-kötü değil, olduğu için. Eğer iyi veya kötü, bana zarar getirdiğini düşünüyorsam ilişkimi keserim. Saygı bekleyen, insanı seven, insan olduğundan dolayı seven, sevgi bekleyen, sesi çok yükselmeyen, kavga etmeye alışkın olmayan, çünkü yüksek sesli tartışma olmayan kavga etmeyen bir aileden geldim ve böyle bir alışkanlığım var. Pek bunu beceremeyen biriyim. Bu durumu yaşamayı sevmem, etrafımda yaşatan insanları da etrafımdan uzaklaştırdım. Bu doğal bir seleksiyon oluyor tabii ki. Sevdiği işi yapan, sevdiği işi yapmayı seven ama başka şeylere de açık olan bir işle, bir şeyle uğraşmaya açık olan biriyim. Maceraperest diyemem kendime ama maceraya açık olan, maceradan korkmayan cesur bir yapım olduğunu söyleyebilirim.

 

 Dinlenmek için yaptığınız hobileriniz var mı?

Oyuncu, müzisyen abilerimle sohbet etme fırsatı olduğunda anladığım, cep telefonları ve internet olmadığı zamanlarda, hayatın, bilgi aktarımının bu kadar kolay olmadığı zamanlarda insanların daha hayatlarını kaplayan hobileri varmış. Rahmetli Atilla Özdemiroğlu mesela, uçak kullanırmış. Benim de kendimce hobilerim var, çocukluğumdan beri resim yapmayı severim, boyalarla haşır neşir olmayı severim. Bir de Atilla abiden öğrendiğim, yaptığın iş artık senin hobin olmuyor, başka bir hobi bulman lazım, derdi o. O yüzden müzik hobimdi  ama artık işim oldu. Kitap okumak, film seyretmek, sinema sever biriyim ben bunlar artık hobi sayılmaz. Futbol oynamam, futbol oynayan bir çocukluk geçirmediğim için başka sporlar yapıyorum. Mesela ortaokulda atletizm yaptım, bowling, bilardo, masa tenisi oynamayı severim. Fırsat buldukça yapmaya çalışıyorum, spor yapmayı severim. Şehirde yaşadığımız için salon sporları yapıyorum.

 

 Yaptığınız çalışmalara baktığımız da, dizi film oyunculuğu, dublaj vb gibi müziğin önüne geçmiş gibi duruyor. Müzik ile yola çıkmış birisi için, müzikten biraz uzaklaşmış olmayı nasıl yorumlarsınız?

Güzel laf… Müzik ile yola çıkmış biri için, oyunculukla anılmak. Evet ilk başlarda ilginç geliyordu. Az önce ki soruda cevap verdiğim gibi oyunculukta severek yaptığım ve karşılık gördüğüm, izleyicimin beni seyrederken motive ettiği bir iş olduğu için müzik veya oyunculuk diye ayırmıyorum. Tabii ki de müzikten uzaklaşmak kötü ama bundan sonra bu şekilde olmayacak söylediğim gibi.

 

   Çocukluğunuzdan ya da günümüzden, yüzlerde gülümseme bırakacak bir anınızı paylaşır mısınız?

Bugüne etkisi gelen en şeker anım, Bodrum yakınlarındaki Güllük’te yazları ailemle birlikte çadır kurardık. Orada deniz kenarında parmaklarımla oynadığımı gören annem, piyano çalmak istediğime delalet getirip, ders aldırdı. Bu ilginç, şeker ve ucu bugüne dokunan yapmayı tercih ettiğim işi seçmemdeki ilk anım..

 

  Müzisyenlik, solistlik, Oyunculuk ve birçok dalda kazanılan ödül, Bir çok kişinin uzun soluklu olamadığı bir sanat dünyasında, güzel bir yer edindiniz. Keremcem’in ulaşmak istediği, yapmak istediği ama şu ana kadar gerçekleştiremediği hedefleri var mı?

Tabii ki hedeflerim var ama bunlar şu ana kadar yaptıklarımdan çok farklı değil, yine güzel albümler, şarkılar yapmak, güzel projelerde yer almak vb. Belki bir yönetmenlik yapmak, çok seversem devam etmek, kafamda fikirler, senaryolar var, belki bir senaryo yazmak.. Niye olmasın? Hayat, akan bir nehir, bunun neresinde ne ile karşılaşacağınız sizin seçimlerinize bağlı aslında. O yüzden hayatı sürpizleri ile geldiği gibi almayı tercih ediyorum. Bakalım ben neler yapacağım,bakın bakalım ben neler yapacağım..

 

   Sizin romantik, sevgi dolu bir insan olduğunuzu röportajlarınızdan biliyoruz. Kısa süren bir evliliğiniz oldu. Evlilik planı yapmayı bıraktım da dediniz. Evlilik mi aşkı öldürüyor.  Yoksa sürekli göz önünde olan ünlü bir kişinin evliliği yürütmesi mi zor oluyor. Bir söz yazarı ve besteci  olarak da Aşk’tan beslenildiğini de varsayarsak  Keremcem için AŞK yorumu ne olurdu?

Aşk için hep söylediğim bir şey vardır, ben böyle bazı konuları tanımlar daha sonra seversem o tanımı  hep onu kullanırım, tarifi olmayan tek şey derim. Çok sert bir duygu, ne onunla oluyor, ne onsuz oluyor. Bir laf vardır, ‘dünya, aşk üzerinden döner’ diye veya ‘dünyayı döndüren aşktır’ diye. Gerçekten şarkıların neredeyse %99’u yazıldığı gibi, filmlerin %95 inin yazıldığı, çekildiği bir duygudan daha güçlü bir duygu olmasa gerek. Bizim yaptığımız işte, kalbin devreye girdiği bir işte önemli. Evliliğe gelince, evlenmek için evlenmek doğru değil. Amacınız evlenmek olmamalı, benim öğrendiğim, anladığım, gördüğüm bu. Kişi önemli, yaptığınız eylem değil. Benim hayatta en değer verdiğim, olmazsa olmaz dediğim ahenk. İlişkileri ve bir hayatı, bir işi uzun süre yapabilmek, her şeyde bu söz konusu aslında. Dizi setinde de aynı, orkestrada da onu güzel yapan ahenk. Çocukluğumdan beri buna önem veren biriyim. Hem aşk hem evlilik hem de duygular, hayatta hep en önem verdiğim şeyler oldu ahenk ve bundan sonra da böyle olacak herhalde.

 

 Dizilerde ve televizyon programlarında seyirci ile bire bir iletişiminiz olmuyor. Bir sanatçının bunu en yoğun yaşadığı yer kanımca konserler oluyor. Çok sayıda konser vermiş bir sanatçı olarak konser havasından ve orda yaşadığınız duygularınızdan bahseder misiniz?

Nasıl ki oyunculuğun izleyici ile birebir buluştuğu yer, tiyatro sahnesi , müzikal sahnesi veya opera sahnesi olduğu gibi bir şarkıcının da dinleyici ile bire bir buluştuğu, o duygu akışının gerçekten yaşadığı yer konserler oluyor. Bende çok konser vermiş bir şarkıcı olarak çok şanslı hissediyorum kendimi. Ama uzun süredir de yapmadığım için çok özledim gerçekten. Bir de er meydanıdır.  Oyuncunun er meydanı tiyatrodur derler, şarkının da er meydanı konserdir. Bir de o kadar farklı ki, dizi setinde 12 saat bazen daha fazla çalıştığınız zamanlar oluyor. Ama konser dediğiniz ön çalışmasını güzel yapıyorsunuz, sonra 2 saat sahnede kalıyorsunuz. O duygu akışı oluyor, birbirinden çok farklı ama yoğunluk açısından çokta birbirine benzeyen, besleyen şeyler. Konser yapmak önemli ve çok özledim. Hazırladığım birkaç şarkıyı çıkardığım zaman yine konserlerime başlayıp, dinleyicilerimle buluşacağım. Buradan da bu sürprizi söyleyeyim.

   Kerem Bey bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz. Çekmeköy 2023 Okuyucuları için son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bütün Çekmeköylüler’e sevgilerimi iletmek isterim. Çekmeköy’de çok vakit geçirdim, 4 sezon süren ‘O Hayat Benim’ in ana mekanı oradaydı. O yüzden bildiğim çok mekan var, insanıyla çok haşır neşir olduğum, çarşısında restoranlarında…  Herkese sevgilerimi iletiyorum. Bu güzel röportaj için ben teşekkür ederim…

kaynak:çekmeköy 2023

çekmeköyde satılık daire
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ